tamamlanmadığı yer
Journal Entry: Fri May 2, 2008, 2:26 PM
"gökyüzü kızıla calıyordu ve ben yıkık evin verandasında, sallanan koltuğunda bir kadın hayal ettim. yüzündeki kırışıkları ve durağanlığıyla. ellerim ceplerimde ve hissiyatsızlar" böyle başlayan bir yazı yazmak isterdim. kelimelerin duyarsız akip gittiği sanki manzara tabloları gibi heyecansız ve can sıkıcı bir yazı. yağmurda sadece ıslanan bir adam olmak işime gelirdi sanırsam yaşar ve ölürdüm. bir defalık ölüm katlanılabilirdi. o zaman simidimi kimseyle paylaşmazdım küllüğümü de düzenli boşaltırdım. jilet gibi ütülü takım elbiselerim olurdu, sinek kaydı traşlı, düzenli uykuları olan bir adam olurdum. yine aynaya uzun uzun bakardım ama, bu sefer memnuniyetle.
noktalama işaretlerim eksiksiz yerli yerinde.
tekrarsız nefesler.
yine aynı kadınlara aşık olurmuydum bilmiyorum ama onlara..
eminim ki yarım kalmıs cümlelerim olmazdı, tamamlanmadığı yerde çakardım noktayı bitirirdim.
tamamlanmış veya bitirilmiş, var mı bir farkı?
o zaman olmazdı, aynı şey. söndür gitsin. yat ve hemen uyu, en fazla rüyalarından korkarsın esas kabus uyanıksandır hüseyin.
gökyüzü kızıla çalıyordu ve ben hayal edemiyordum.
- Mood:
Neutral - Listening to: paul weller
Devious Comments
--
outlanders will be shot, strangers will be shot again
..
görmek iyi de yasamak boktan sana temel fıkrası anlatayım mı azizim
sanırım
--
outlanders will be shot, strangers will be shot again
Previous PageNext Page